AİLENİ TANI

Her yeni evlenecek olan çiftlere sorsanız, çok büyük bir oranda, evlilikle beraber hayatta her meseleyi çözmüş, kendilerini altından dağlar elde etmiş gibi zannederler. Aslında hayat okulunun yeni talebeleridir. Bunu da yakında görecekler. İnsanlar çocukluğundan itibaren her şeyin eğitimini alır, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversiteye gider mühendis olur, doktor olur, nedense evlilikle alakalı bir eğitim almaz. Çünkü yoktur. Oysaki hayatının tam ortasındaki, her şeyiyle alakalı bir müesseseyi hafife alır ya da farkına varmaz. İhtiyaç duymaz. Sonrasında birçok şeyi yaşayarak öğrenmeye çalışır. Çoğunda da hata yapar. Bu da çok yıpratıcı olur.

Toplumun yapı taşı ailedir. Eşler genelde anne babasının birbirine karşı bakış açısını yeni kurdukları yuvalarında devam ettirme eğilimindedir. Bunu bazen istemeden de yapabilirler. Bilinçaltındaki öğreti ve kalıplar zaman ve mekâna göre değişimi en zor unsurlardır. Hatalı da olsa insan bildiğini uygulamak ister. Fakat aile oluşturmaya gelince farklı kimlik, örf, adet, bakış açısı ve yaşam tarzları eşler arasında gün geçtikçe belirginleşir. Aslında insanın yaratılışında içine konmuş bu fıtri müessese farklılıklarla zenginleşir. Evlilik insanın maddi ve manevi gelişim aracıdır. Aradaki farkları bir öğrenme ve pozitif gelişim adına kullanmak yerine eleştiri ve şikâyet konusu yapmak evliliğin manasını anlamamak demektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir